Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 38,10, aylık enflasyon ise yüzde 2,46 olarak gerçekleşti. Beklentilerin altında kalan bu rakamlar, ekonomistler tarafından değerlendirildi ve gelecek aylarda önemli etkilerin görülebileceği vurgulandı.
Ekonomist İris Cibre, nisan ayı enflasyonuna dikkat çekerek, mart ayında çekirdek enflasyon kalemlerinde düşüş görülse de gıda enflasyonunun kontrol altına alınamadığını ve yüzde 4,94 olarak gerçekleştiğini belirtti. Ramazan etkisinin yüksek olmasının, özellikle işlenmiş gıdada yüzde 10, taze meyve ve sebzede yüzde 16’lık aylık artışın, gıda tarafındaki sorunları bir kez daha ispatladığını ve nisan ayında olumsuz bir tabloyla karşılaşılabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Emre Alkin, ekonomi yönetiminin göreve geldiği tarihten bu yana TÜFE’yi Haziran 2023 seviyesine, yani göreve başladıkları günkü seviyeye indirdiğini, ancak bu süreçte yüzde 75’lik bir enflasyon yaşandığını, üstelik bunların resmi rakamlar olduğunu belirtti. Enflasyondaki gerilemenin yavaşlığına ise “Çıktığın vitesle in” yorumuyla dikkat çekti.
Ekonomist Burcu Aydın, mart ayı enflasyonunda kur şokunun etkisinin henüz yansımadığını, buna rağmen gıda fiyatlarının aylık yüzde 4,9 arttığını vurguladı. Konut enflasyonunun yüzde 2,1’e gerilerken, ulaştırma enflasyonunun yüzde 0,3 ile sınırlı kaldığını, ancak kur şokunun ilk etkilerinin nisan ve mayıs aylarında ulaştırma ve mal enflasyonunda görüleceğini öngördü.
Stratejist Tuğba Özay, mart ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında açıklandığını, ancak son dönem etkilerinin gelecek ay görüleceğini ifade etti.
Ekonomist Tunç Şatıroğlu ise, TÜİK’in mahkemenin “ortalama fiyatları açıkla” kararına uymadığını ve açıklanan enflasyon verilerine göre enflasyonun Hafize Gaye Erkan’ın göreve geldiği zamanki seviyeye geri döndüğünü belirtti. Kademeli faiz artışı şeklindeki para politikasının yanlış olduğunu ve bunu destekleyenlerin de yanıldığını savunan Şatıroğlu, Merkez Bankası’nın para politikasında yanlış üstüne yanlış yaptığını, enflasyon tahminini yukarı revize ettiğinde faiz indirimlerinin erken ve para politikasının gevşek olduğunun görüleceğini, bu yönetimin enflasyonla mücadelede başarısız olduğunu ve yetkisi varken kullanmayanın kötü, yetkisi yokken varmış gibi davranıp istifa etmeyenin daha kötü olduğunu ifade etti.